12 Eylül 2010 Pazar

...Boşuna...

Kavgalarla, tartışmalarla, mahvolmuşluklarla geçen aylar;
Kim bu kadar üzer ama bu kadar severdi beni, senin kadar...?
Farkettim ki, biz daha fazla mutluluğa sahip olmayı,
her defasında elimizdekiyle yetinmelere tercih etmişiz...
Güneşte karın yağışını, karda güneşi özlemişiz;
bu yüzdenmiş anlaşmazlıklarımız, parçalanışımız...
Eğer bir kere olsun tereddüt etmeden sevebilseydik,
uğraşmasaydık hep gözümüzde daha iyi olmaya,
düşünmeseydik hep, karşımızdakinin son adımını,
Belki o zaman yan yana hiç tökezlemeden yürüyebilirdik.
Biz elimizdeki zamanı, zamansız yere tükettik.
Doğru zamanda yanlış şıkkı, yanlış zamanda doğru şıkkı seçtik.


...Keşkelere aşık olup belkilere sığınarak kaybettik.
Hiçbirşey uğruna, birbirimizden vazgeçtik...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder