kulaklarını dikmiş sabırsızlıkla beni bekliyor.
sözüm söz...
hiç ağrı çektirmeden, kavlamış derisinden
kıl kıl dökeceğim çilesini
işte oradan çekip sonu gelmez ürpertilere salacağım onu
yeminlerini, aşkın iradesini, çelik sertliğindeki inadını
mecbur bırakacak
kımıltısız yontuların kristal hüznünü taşıyacak yüzü
bundan böyle duygusunu kimseye bulaştıramayacak...
o zamanlar
terli sırtın; büyücek bir böceğin sırtı denli zifiri, parlaktı.
karanlıktan alırdın güzelliğini
soğuk kış gecelerinde seni görünmez kılan
tılsımlı bir yanlışlığın vardı.
şimdi çamur rengisin
yoluk yelelerin tel tel ıslak, karnın davul gibi şiş
sağında irine kesmiş, derin yaralar
soluk al, al hadi... ciğerlerin ısıt buzlu sözlerimi...
çok uzak bir yerden döne döne geliyorum sana
başka tanelerle kümelenerek
ve bulutun bildik, bütün ömürleri aşan yaşıyla
bırak bu kez senin ölümün üzerine kafa yorsunlar azıcık
tane tane yeryüzüne eğilen kışın ortasında
senin kimselere ilenmeyen soylu ölümünle
umarsızlığın soğuk denizinde
kalsınlar yapayalnız...
sensizliğin ne değersiz bi an olduğunu
ve gençliğinden beri her horlanmaya
bu güzelim ölüm uğruna boyun eğdiğini anlasınlar
üstlen onların acılarını, yaralarınla şifa bulsunlar...
sen ki...
neşeli kişnemelerle, nal sesleriyle çoğalan bir sevinç
sorgusuz bir dosttun.
yazılacak en güzel hayvanlar kitabının ilk sayfası
söz veriyorum, kurtlanmadan çürüyeceksin burda.
bir taş sessizliğinde bekleyecek kemiklerin
ağrı çeken herkesin özlediği fildişi bir uyku olacaksın
taneyim... bin tane
en az senin kadar eşsiz, senin kadar çoğul
erimek nedir bilirim, dönüşmek oluşmak, biçim biçim değişip
her keresinde soyunuk kalmak
sende öylesin...
kürküne karşın, insanı çırılçıplak hissettiren gövden
karların içinde dokunaklı bir biçimde uzanırken
ve derini geren kaburgaların
bir dokunuşta dışarı fırlayacakmışçasına belirirken
bir vicdanı yumuşatma olasılığını unutma sakın
sıcaksın...
öldürücü sıcaklığın
ağzından koyu sarı köpükler boşalıyor
nasılda güzelsin...
kanlı gözlerindeki dehşet ne de hakiki
gel, sev beni...
son kez bir cümle kur benim için
kedere dönüşebilir mi?
söyle hadi...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder